8 Eylül 2014 Pazartesi

Şimdi okullu olduk...

1 Eylül itibariyle biz de okullu olduk. İlk hafta hergün 1er saat oyun oynamaya gittik. Oğluşum  oyun, kaydırak vb delisi olduğu için hiç zorluk yaşamadık. Bu hafta ise yarım gün çağırdılar. Bugün kahvaltı yapıp okula gittik. Kaydıraklar ıslaktı içeri girelim dedik direkt ama içeri girmek istemedi. Üst kata sınıfa koşa koşa çıkan bebem bu sefer öğretmeninin kucağında zorla çıktı. Tam çıkarken beni gördü el Salladım keşke görmeseydi anneeeaaa diye ağlamaklı oldu. Biraz asagida bekledim. Öğretmeni herşey yolunda hamur oynuyo siz gidin diyince bende mecbur ayrıldım. Okandan ayrı kaldığım senede 1 elin parmaklarını ancak geçer. Bi tuhaf oldum tabi :( saat 12 de öğle yemeğinden sonra almaya gideceğim, malum bizde yemek konusu biraz sorunlu bakalım nasıl geçecek bu hafta.
12 buçukta oğlumu almaya gittim, Prens tacı yapmışlar öğretmeni ile, kucağıma geldiği gibi başından çıkarıp bana taktı. Öpüştük koklaştık, yaramazlık yapmamış, meyve saati üzüm yemiş ama öğle yemeğinde ekmek kemirmiş ki ben oğlumu bilirim pit kadar koparıp yemistir. Öğretmeni açtır o dedi, eve gelince öyle yorgundu ki süt içip yattı. Nitekim şaşırmamak lazım okan zaten evde bile zor yiyo. Benden başkasından babadan ananeden babaneden nadiren yiyo. İlk günden yemesi büyük olay olurdu. Ama yiğidin hakkını da vereyim evde zor yese de 2 aydır Blender işi rafa kalktı, sebze yemeklerini çatalla ezilmiş olarak yemeye alıştı. Evet zor alıştı ama öyle mutlu etti ki beni, ona ayrı yemek hazırlamaktan kurtuldum. En güzeli de kıymalı yemeklere bu sayede alıştı. Kıyma yoğunluğu şimdilik az tutuyorum ama buna da şükür, sonuç olarak et yememesi derdinden kurtuldum. İnşallah okulda da alışır yer. Yoksa tam gün aç kalması çok sıkıntılı bir durum olur.
Gelelim kreşimize, küçük Şeyler anaokulu gerçekten şu ana kadar bizi çok memnun etti. Diğer okulların aksine Girişi bekleme Bölümü oyun alanı Parkı çok ferah, kalabalık olunca bile sorun olmuyor. Kapıda her daim bir ablamiz çocukları karşılayıp ayakkabı değişimi yapıyo. Okan hatirlatmamiz ve elinden tutup dolabına goturmemiz üzerine gidiyo ama sonra kendi oradaki banka oturup ayakkabı giydirilmesini bekliyo. Sınıfı diğer sınıflara göre küçük ama zaten okulun en küçükleri ve sınıf kapasitesi büyük gruplara göre Az. Yani sığabiliyorlar rahat rahat. Bir Jimnastik Salonları var. Uyku Odası ve yemekhane en üst katta. Kurumsal bir yer olmasına rağmen gayet sevgili sevimli öğretmenler var. Bu yaş için eğitim öğretimden ziyade sevgi de şart. Küçük grupların yemek odası ayrı. Sandalyeler bu odada ahşap değil plastik. Dış kapı girişinde, sınıfında ve revirde kendine ait çekmeceleri var. Bez yedek kıyafet okul Ayakkabısı vs götürüp bıraktık. Sınıfı 10 kişilik ve bir sınıf öğretmeni bir de yardımcı öğretmenleri var. Oryantasyon süreci sanıyorum ki Sakarya'da tek. Bu benim işimi biraz yokuşa sürecek iş yerimden izin almam gerekecek ama onun için oldukça rahat olacak. Aşama aşama geçecek her yeni şeye. Bu hafta öğle yemeği eklendi. Öyle sanıyorum ki gelişimlerine göre bikaç güne öğle Uykusu eklenir, sonra ikindi yemeği, en Son da kahvaltı.
Velhasıl eğitim öğretim hayatına çok çok erken başladı oğluşum. İnşallah tüm güzellikler hep onunla olur, başarıdan başarıya koşar minik tırtılım :D

31 Ağustos 2014 Pazar

Ağustos da öyle böyle bitti yaaaa :/

Ağustos ayı nasıl geçti anlamadım, ayın ortasına doğru oğluma tekrar tuvalet eğitimi vermeye çalışacaktım baktım hastalandı öksürüyo hiç buluşmak istemedim. Çünkü inanılmaz zor bir süreç. Haziran ortası bi kere denedim, klozete oturmaya karşı direnç göstermeyince ve gayet bilinçli oturduğu zaman tuvaletini yaptığı için sıktım dişimi sabrettim ama yok götürmediğim zamanlar hep altına yaptı hiç söylemedi bende pes ettim.

Sonracımaaa ay sonuna doğru anane ve teyze gelecek diye biraz temizlik işine girdim ama öyle dip köşe ne mümkün, üstten bi temizlik yaptım. Oğluşum hala öksürüyo onunla ilgilenmek zaten vaktimi alıyo, 2 dr baktı ciğerlere inmemiş, boğaz temiz bırak öksürsün ilaca gerek yok dediler. Dr.umuz iyi güzel ilaca karşı ama nolcak bilmem 3 hafta oldu azaldı epey ama hala balgamlı bi öksürük var. İnşallah atlatır.

Veee ananemiz teyzemiz geldi, hatta bikaç güne ankaraya dönecekler :( biz de bi şımardık sormayın, ananenin teyzenin peşine ağlamalar çok fena. Teyzeye tuvalette bile rahat vermiyoruz, kapıyı yumrukluyoruz. Okan gitgide inatçı, dediğim dedik bi cocuk olmaya başladı. Dışardan eve sokamıyorum zaten eve girsek de üst baş çıkarmak için 2 saat dil döküyorum, düdüş (gezmeye gitmek anlamında okancada bi kelime) diyip tekrar dışarı çıkmak için ağlıyo :@

Bu arada işe başlamama az kaldığı için oğluma kreş bakmaya başladık. Öncelikle ev iş güzergahında olanları tespit edip, çevremizden iyi referans olunmuş kreşleri listemize aldık. Bunların 2si Çarşı içinde olduğu için hem deprem hemde trafik sebebi ile elendi. Yeryüzü çocukları adlı anaokulu gerçekten çok düzenli temiz iyi bi yerdi fakat 2 yaş grubu hocası bu sene işe başlıyormuş bi referansinin olmaması beni düşündürdü. Oğlum 3 yaş civarı olsaydı yada daha iyi konuşup derdini anlatabiliyor olsaydı belki o kreşi değerlendirirdim. Ama bu vaziyette öğretmen ile ilgili bana geri Bildirim yapması çok zor olduğu için daha küçük yaşta olmasına dayanamayıp o kreşi de eledim. Üstelik sınıf kapasitesi 20! Genelde Max 14 olmuş bugüne kadar ama bu sene için bi garanti yok. Sınıfta bi meslek lisesi mezunu öğretmen, bide kişisel ihtiyaçlar için sınıf annesi var. Meslek lisesi mezunu olması kötü değil tâbi yanlış anlaşılmasın ama kendini geliştirmiş tecrübeli biri olduğunun bi ispatı olmadığı için üniversite mezunu öğretmeni olan diger kreşe yol göründü bize. Seçtiğimiz kreşi ve oryantasyon gününü sonraki bi yazıda anlatırım zira bu yazı çok uzadı ;)

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Yeni bir yaş, karışık duygular...

Ayyy ben az önce 30 oldum :( keramet rakamda diil belki ama yıldan yıla doğumgünümde kaybettiğim heyecandan olsa gerek. Daha bugün bi yazı beğendim feysde "bana geçmiş yıllarım bugünkü aklım lazım" diye. Çok mu tecrübeliyim? Hayır! Ama geçmişe göre gördüğüm öğrendiğim çok şey oldu. Bu saatte bebeği uyuttum, ölesiye uykum var ama eşimin bi iftardan dönmesini beklerken kendimi doğduğum güne girmiş buldum.
Her yeni yaşımda daha çok sabır istemeye başladığımı farkettim, tabi bide sağlık, keşke rugan ayakkabı, fırfırlı etek istediğim günler kadar saf masum kalabilmiş olsaydım. Çok yorgunum, bi o kadar kırgın ama kırılmaktan mutevellit agresif ve hırçın :s
Bazı kaynaklar bu yaştan itibaren kırışıklık karşıtı krem kullanmaya başlamalı diyor, peki ya gönül kırışıklıkları ne olacak. Rabbim gönlüme de sen merhem ol. Amin!

5 Haziran 2014 Perşembe

Olmadı, Olduramadım :(


    Döndüm dolaştım yine yemek konusunda tökezledim. Herşey bi şekilde ite kaka ilerliyor ama yemek işine gelince hep çuvalladığımı farkediyorum :(

     En Son kafama dank ettiği yerde geçen hafta boyunca tatilde kaldığımız oteldi. Otel tıklım tıklım rus dolu. Kemer zaten onların çok tercih ettiği bir yermiş, ilk kez gittiğimiz otelde korktuğumuz gibi kopuk ruslardan ziyade bildiğin çoluklu çocuklu rus aileler vardı. Bizde içimiz rahat bi Oh çektik. Resmen kendi ülkemizde turist kaldık ama, heryerde rus, çalışanların çoğu rus, şarkılar Rusça vs. Velhasıl o da ne rus anneler bebeleriyle yemek yiyo türk anneler Bebelerin peşinden koşuyor :S

     Oğluşum tatil boyu ne yedi ne yedirdi, elimizde telefon Video izleterek oyalama ile ağzına tıktığımız bi kaç kaşık yemek sonrası masada durmayan Bebe yüzünden açık büfenin tadına varamadık (daha çok ben varmadım, babamız ben bebeyi yedirirken yedi bi güzel)  sonra baba bebeyle gezerken ben apar topar önüme ne çattı ise yedim falan filan. O diil evdekinden daha az öğün yiyen Bebe sonraki öğüne hiç mi acıkmaz!

     Öyle böyle tatilde bitti, Akdeniz bölgesini hiç bilmeyen ben malesef Kemerin o kadar dağlık olduğunu da bilmiyordum. Bildiğin Coğrafya dersinde öğrendiklerimiz birden zihnimde belirdi, "denizden Gelen nemli hava dağa çarparak buluta dönüşür" dedim ahanda o budur! Hergün Bulutlu! Güneş olmayınca Deniz soğuk, havuzdan çıkınca serin hava falan neyse bi şekilde havuzda yüzdük derken Bebe o kadar aktivite ile yine acıkmadı. Halbuki yuzdukten sonra aç kurta dönen bebeler hakkında şehir efsaneleri duydum :/

    Tatil dönüşü bizim sıpa blendıra kavuştu ama benim sabrım tükendi, kıyamıyorum yesindee nasıl yerse yesin dönemini tekrar gözden geçirme vakti. Biliyorum suç bende, aman boğuluyo galiba diye ürküp ağzına parça lokma veremeyen ben şimdi bu durumu çekiyorum :( ama çözmek lazım artık, önceki denemede dayanamayıp pes ettiydim :/ şimdi ise oğlumun gelecegi için tekrar teşebbüse girmem lazım, bu çocuk bi kaç ay sonra kreşe başlayacak okul vs derken hep Blender olmaz yani. Ayrıca kendini besleme isteği hiç yok :'( bu nasıl iş anlamıyorum, ama kafama da çok takıyorum.